Dini gerilim filmleri her zaman ilgi gören bir tür olmuştur. Angels & Demons (Melekler ve Şeytanlar, Ron Howard, 2009) veya The Da Vinci Code (Da Vinci Kodu, Ron Howard, 2006) gibi dandirik filmleri izlemek çok sıkıcı oluyor maalesef. Elimde; The Passion of the Christ (Tutku: Hz. İsa’nın Çilesi, Mel Gibson, 2004) , Name of the Rose (Gülün Adı, Jean-Jacques Annaud, 1986), The Last Temptation of Christ (Günaha Son Çağrı, Martin Scorsese, 1988) gibi kaliteli filmler vardı. Özellikle Mel Gibson’ın filmi çok tartışmalı olsa da, izleyenlerden bazılarını öldürse de izlemiş olanların bildiği üzere dehşet bir filmdi. Yeni bir kaliteli dini gerilimle karşı karşıyayız. Amcamın oğlu Haydar’ın (!) tavsiyesi üzerine izledim bu filmi. Vatikan yine filmde dejenere olmakla itham ediliyor ve bir şeyleri örtbas etmeye çalışıyor. Kafası karışık papaz rolünde Gabriel Byrne ve 155 cm boyunda ve apartman topuk takıntılı olmasına rağmen, her zaman çok iyi ve çok güzel bir oyuncu olan Patricia Arquette çok iyi oynuyorlar. Kırbaçlanma sahneleri her zaman ilgimi çekmiştir -ki bunların babası Glory (Zafer, Edward Zwick, 1989) adlı filmdedir- Stigmata‘daki kırbaçlanma sahnesi ve diğer şiddet sahneleri gerilime gerilim katıyor.
Buradan hemen başka bir konuya zıplıyorum. Yine IMDB sitesinin puanlama sistemine değineceğim. Bu sitede bazı iyi filmlerin çok az puan aldığından veya bazı çok kötü filmlerin yüksek puan aldığından bahsetmiştim. Elbette ki iyi film-kötü film göreceli bir şeydir, ve bana göre iyi olan filmlere herkesin bayılmasını beklemiyorum; ancak bazı filmlerin puanlamasında etnik-dinsel ögelerin rol oynadığını düşünüyorum. Bu filme 6.0 gibi düşük bir puan verilmesinde Katolik hislere sahip insanların önemli ölçüde rol oynadığını düşünüyorum. Aynı şekilde Hitler’i mahallenin delikanlısı kadar sempatik göstern Der Untergang (Çöküş, Oliver Hirschbiegel, 2004) gibi bir filmin de 8.1 gibi bir puanla en iyi 81. film olmasında da Nazizm düşüncesine sahip insanların rol oynadığını düşünüyorum. Bir zamanlar, bir internet sitesinde Tosun Paşa‘yı (Kartal Tibet, 1976) imdb top250 listesine sokalım gibi bir kampanya başlatılmıştı. Birkaç günlüğüne soktular da sanırım. Böyle şeylerin ancak bizim gibi aşağılık kompleksi olan toplumlarda olabileceğini düşünmüştüm. Şimdi senden özür diliyorum sevgili halkım.
Facebook Hesabım
Ben kimim?
Mesleğim İngilizce öğretmenliği olmakla beraber, bu sitenin İngilizce öğretmenliğiyle alakası yoktur. 2008 yılından beri blog yazarlığı yapıyorum. İlk başlarda sadece sinema yazıyordum. Sonra daha çok siyaset yazmaya başladım. İki, üç senedir ise (şu anda 2016'nın sonundayız) "her şeyi" yazıyorum. Sitenin üstündeki görselin altında yer alan sekmeler benim ilgi alanlarım ve bu alanlarda yazılar yazıyorum. Eski yazılarım, yeni yazılarım hepsi bu sitede olacak artık. Keyifli okumalar dilerim... Baran DoğanSinek İkilisi Ne Demek?
Sinek ikilisi, briçteki en değersiz kağıttır. "Sinek ikilisi muamelesi yapmak" gibi bir deyime malzeme olmuştur. Birisini önemsememek anlamındadır. Kendimle dalga geçmeyi sevdiğim için bu ismi tercih ettim.Yazı Arşivim
-
Son Yazılarım
- Yeşil Peri Gecesi 15 Aralık 2024
- Ferdi Tayfur Türkiye’dir! 7 Ekim 2024
- Toza Sor 23 Haziran 2024
- “Güven” 15 Nisan 2024
- Her Şey Sınıfsal Mı? 14 Nisan 2024
Bazı Eski Yazılarım